Pages

Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.09.2010

Les Aventures extraordinaires d'Adèle Blanc-Sec (2010)


Fransız yönetmen Luc Beson beni yine şaşırttı. Çok değil daha bir ay önce, From Paris With Love filmi ile benden çokça eleştiri almıştı. Ama, yeni filmi les extraordinaries avantures d'Adele gerçekten çok eğlenceli ve güzel bir film. Filmin, öncelikle bir çizgi roman uyarlaması olduğunu belirmek istiyorum.Besson, Jacques Tardi'nin eserini aslına sadık kalarak sinemaya aktardığını ve yazarı çok zor ikna ettiğini açıklamış. Fantastik-komedi dalında son senelerde izlediğim en iyi filmlerden bir olan, Adele'nin Olağanüstü Maceraları aynı zamanda görsel bir zengiklik de sunuyor. 1912 yılında geçen film, maceracı yazar Adele Blanc-Sec'in macerlarına odaklanıyor.Adele hastalığına çare bulunamayan kardeşi Agathe'yi kurtamak için, Mısır'a gidip 2.Ramses'in doktorunun mumyasını bulmaya çalışır. Mumya'yı bulup onla birlikte Paris'e kadar gelir ama onu canlandırabilecek tek kişi olan Esperandieu idam cezasına çarptırılmıştır. Adele bir yandan Esperandieu'yu hapisten kurtarmaya çaışırken, bir yandan da Paris'i birbirine katan 136milyonluk bir yumurtadan çıkan dinozor cinsinide ehlileştirmek durumundadır. Adele bütün hepsini başarır ama bu sefer hiç beklemediği bir süprizle karşılaşır. Fantastik-komedi seven herkese tavsiye edebileceğim, sinemalar da izlenecek güzel bir film. iyi seyirler

13.03.2010

Pleasantville



90'lı yıllarının son bölümünde yapılmış en iyi filmlerden biri olan, Pleasantville, gerek kurgusu, gerekse de görüntü zenginliği ile çok öne çıkmış bir yapımdır. En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Kostüm ve En İyi Orjinal Film Müziği dallarında Oscar'a aday olmuş bu film, birçok festivalden de ödülle dönmüştür. Gary Ross'un yazıp yönettiği bu fantastik dramanın, başrollerini ise Tobey Maguire ve Reese Witherspoon paylaşıyor. Yan rollerde ise karşımıza, Joan Allen, William H.Macy, Jeff Daniels ve J.T. Walsh gibi başarılı isimler çıkıyor.



90'larda yaşadıkları hayattan pek memnun olmayan David ve Jennifer, 50'li yılların ünlü dizisi Pleasantville'i izlerken, bir anda kendilerini fantastik bir şekilde dizinin tam ortasında bulurlar. Zamanla, bu siyah-beyaz sitcom diziye alışan kardeşler, diziye yeni bir soluk ve renk getirirler. Onların getirdiği değişikler sonrası, Pleasantville halkı, yeni şeyler tatmaya ve yaşmaya başlarlar ve zamanla dizi de ki çoğu karakter renklenmeye başlar, ama inatla siyaz-beyaz kalan bir kısım kasabalı, gidişattan pek memnun değildir...



50'li yılların siyah-beyaz gözüken dünyasını, renklendiren bu film, bir yandan da nostaljik bir yolculuk yaşamamızı sağlamış. Bir yandan bunları yaparken, diğer yandan da mesaj veren ve ABD'nin toplumsal yapısını ve insanın en öenmli değerlerini sorgulayan bir yapım olmuş. Herkese tavsiye edebileceğim, sanatsal zenginliği yüksek, fantastik bir drama filmi, iyi seyirler...

28.01.2010

Beetlejuice (Beterböcek)


Beetlejuice, 90'lı yıllarda çoçuk olmuş herkes için, fenomen olmuş bir filmdir. Yıllar içinde defalarca izlemiş olsam da, tekrar tekrar aynı zevki aldığım ender fantastik yapımlardan biridirde ayrıca. Yönetmenliğini, Tim Burton'un yaptığı film de , yönetmen masalsı, karanlık ve gotik bir dünya yaratmış. Oyuncu kadrosunda baktığımız ise şu isimler karşımıza çıkıyor; Micheal Keaton, Geena Davis, lec Baldwin ve Winona Ryder.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara, talihsiz bir şekilde geçirdikleri trafik kazası sonucu ölürler. Hayattayken bir ömür boyu yaşamayı düşündükleri ev de ruhları bir şekilde hapis kalır ve evlerinde yaşmamaya devam ederler. Ancak, rahatları pek uzun sürmez, şehirli görgüsüz bir aile ve gotik kızları eve taşınırlar. Evi, baştan aşağı değiştiren ve Adam ve Barbara'nın tüm romantik anılarını silmeye çalışan evin yeni sahipleri, kahramanlarımızın canına tak eder. Evden, yeni sahipleri kovmak için elinden geleni yapan, Adam ve Barbara en son çareyi ruhlar alemenin, en belalı ve en çılgın karakteri olan Beterböcek'i çağırmakta bulur. Fakat, Beterböcek'in eve gelmesi ile, işler içinden daha çıkılmaz bir alır.

Her yönü ile insanı mest eden ve Tim Burton'a hayran olma sebebi yaratan bir film. Masalsı, komik,fantastik bir gerilim filmi. Ayrıca, müzikal unsurları da unutmamak lazım... İyi seyirler...

14.12.2009

Be Kind Rewind (Lütfen Başa Sarın)


Senaryosunu ve yönetmenliğini Fransız sinemacı Micheal Gondry'nin yaptığı film, son derece eğlenceli ve bazı noktalarda hafif fantastik öğeler bulunduran bir komedi yapımı. Yönetmen, daha önce Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Science of Sleep ile sinemaseverlerin ve eleştirmenlerin dikkatini çekmiş ve büyük bir başarı yakalamıştır. Dram ve komedi tarzlarına eklediği fantastik öğelerle belli bi tarz yakalamış olan yönetmen, bu filmde de kendi üslübunu yine yansıtmıştır. Filmin başrollerini ise; Jack Black, Mos Def ve Danny Glover üstleniyor. Mr.Fletcher(Danny Glover) küçük ve eski bir video kaset kiralama dükkanına sahiptir. Binanın çok eski olması ve şehrin yönetiminin modernizasyona gitmesinden dolayı yıkılmakla karşı karşıya olan dükkanını, yıkılmaktan kurtarmak için uğraşan Mr.Fletcher, bir dost toplantısı için şehirden ayrılır. Dükkanı, ise çalışanı Mike'a teslim eder, ama tek bir şartı vardır; Mike arkadaşı Jerry'i dükkana sokmayacaktır. İlk günden dükkana giren Jerry, elektrik santraline sabotaj yapmak için Mike'ı kandırmaya çalışır, ama beceremez. Sabotaj yapmaya çalışırken , kendi sabotajlanan Jerry, yoğun elektriğe kapılır ve manyetize olur. Dükkan'da ki, kasetleride bu manyetik güç sayesinde silen Jerry, Mike'ın başına büyük bir iş açar. Silinen, bütün kasetleri yerine koymanın imkansız olduğunu fark eden ikili, yapılmış filmleri tekrar kendileri çekmeye başlarlar. 20-25 dakika süren ve kendi tabirleri ile 'İsveçleştirdikleri' bu filmleri, kiralamaya başlarlar. Filmler, bir süre sonra çok popüler olur ve kahramanlarımız bölge halkının desteği ile video kaset dükkanlarını yıkımdan kurtarmaya çalışırlar. Gerçekten, komik ve eğlenceli bir film, zaman zaman fantastik ve zaman zaman duygusal öğelerde olan bu film, tekrar tekrar izlenmeyi hak ediyor.

24.09.2009

The Science Of Sleep (Rüya Bilmecesi)



Rüya ile gerçek arasında geçen ve hayalgücünün derinliklerinde gezen bir film, The Science Of Sleep. Fantistik filmlerin yönetmeni, Micheal Gondry yine tarzını yansıtan bir film ortaya çıkarmış. Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile bellek ve hafıza sildirme konularına el atan yönetmen, bu sefer de rüyaların gizemini çözmeye çalışmış. Başrollerini, Gael Garcia Bernal ve Charlotte Gainsbourg üstleniyor. Yardımcı rollerde ise; Alain Chabat ve Emma de Caunes'i izliyoruz.


Paris'e yeni yerleşen Stephan Miroux annesinin yardımı ile de bir ajans da iş bulur. Sıkıcı ve turistik takvimler hazırlamak zorunda kalan Stephan, ayrıca ilginç çalışma arkadaşları ile de birtakım sorunlar yaşar. Karşı komuşusu, Stephanie adlı güzel kıza da bir yandan ilgi duymaya başlar. İlk başta kız da ondan hoşlanır, fakat Stephan'ın çocuksu tavırları ve gerçek hayattan soyutlanmış halinden ötürü ondan uzaklaşır. Gerçek hayatta sönük bir tip olan ve birçok sorununa çözemeyen Stephan, rüyalarında Stephan tv'nin yıldızır. Karton kameralardan, karton dekorlardan kurulu olan bu tv'de, Stephan gerçek hayattaki sorunlarına çözümler bulmaya çalışır.


Sınır tanımayan yaratıcı yönetmen Micheal Gondry yine muhteşem bir iş ortaya çıkarmış. Fantastik öğelerle rüya bilmecesine cevaplar aramış. Görsel öğeler de çok başarılı ve adından söz ettirir nitelikte. Mukavva tüpler, selefon bantlar, oyuncak atlar, kumaştan gemiler ile kes-yapıştır bir harilar dünyası yaratılmış. Fantastik filmleri seven ve daha önce Eternal Sunshine of the Spotless Mind'ı izleyip de tadı damağında kalan herkesin, izlemesi gereken bir film.


imdb puanı: 7.5

14.08.2009

Groundhog Day (Yarın Aslında Dündü)


Fantastik romantik-komedilerin belkide en iyilerinden biridir Groundhog Day, konusu itibarı ile 90'lı yıllar komedilerinde benim için hep farklı biyerde olmuştur bu film. Bu özgün konu, yıllar sonra Adam Sandler'ın oynadığı 50 First Dates'e ilham kaynağı olmuştur. Film 1993 ABD yapımı ve yönetmenliğini Harol Ramis üstleniyor. Oyuncu kadrosu ise; Bill Murray, Andie MacDowell, Chris Elliott ve Stephan Tobolowsky'dan oluşuyor. Hava durumu spikeri Phil Connors, yerel bir festivali haber yapmak için yollara düşer ve Pennsylvania'daki küçük bir kasabaya gelir. Yanında yapımcısı ve sempatik kameramanı da hazır bulunmaktadır. Pek istemeyerek geldiği bu küçük kasabadan işini bitirip, şehre dönmek Phil'in en büyük hayalidir. Fakat işler pek istediği gibi gitmez, burnundan kıl aldırmayan ve küçük kasabaları küçün gören kahramanımız, bu küçük kasabada bir tür esir kalmıştır. Çünkü, Phil hergün aynı günü yaşamaktadır, hep aynı haberi yapmak zorunda olmak, hep aynı kafede yemek yemek, hep aynı müzikle uyanmak, bir süre sonra Phil'i çıldırtır ve defalarca kez intihar etmesine neden olur. O anda ölmüş bile olsa, Phil sabah 6'da aynı müzikle güne uyanmak zorundadır, bu kasabadan kurtuluş onun için yoktur. Zamanla, Phil ,yapımcısı Rita'yı tavlamaya çalışırken bazı gerçeklerle yüz yüze kalır, ve kendi hatalarını görmeye başlar. Bugüne kadar hiçbir insana yardım etmediğini, hiç aşık olmadığını ve hiç sevilmediğini anlar. Bu hatalarını düzeltmeye çalışır ve zamanla Phil bambaşka bir insan haline gelir, ödülü ise onun için herşeydir, sonunda bir sonraki günü yaşar ve hayatını aşkını kazanır. Müthiş kurgusu, kaliteli oyunculukları ve ironi dolu hikayesi ile izlenesi, kaliteli bir film. 90'lı yıllar sinemasını sevenlere duyurulur...

imdb puanı: 8.1

20.07.2009

Chocolat (Çikolata)








Joanne Harris'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış, bu film'de çikolata'nın gücüne şahit olacaksınız ve masalsı bir hikayenin içinde bulacaksınız kendinizi. 2000 yapımı bu film, Amerikan, İngiliz ortak yapımı ve film'in yönetmenliği'ni Lasse Hallström üstleniyor. Film'in oyuncu kadrosu ise baya bir kuvvetli; Johnny Depp, Juliette Binoche, Anne Moss, Peter Stormare vs... Hikayemiz, Fransa'nın sakin ve küçük bir kasabasın'da geçiyor, genelde hayatları rutin bir döngü içinde geçen kasabalı'nın hayatı, birgün genç bir kadınla ve kızının gelmesiyle tamamen değişir. Bu ikili, göçebe şekilde gezip, kaldıkları kısa süreler boyunca, bulundukları yerlerde çikolata ve onun büyülü gücünü tanıtmaya kendilerini adamışlardır. Kasaba'da yeni açılan bu çikolata dükkanı, bazı kesimler tarafından hoş karşılanır ve büyülü gücün etkisine kendilerini bırakırlar , fakat diğer ve çoğunlukta olan tutucu kasaba halkı, bu ikiliyi bezdirmek ve kaçırmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Juliet Binoche, her zaman ki gibi, yine sade ve samimi oyunculuğu ile büyülüyor, Johnny Depp'in kısa sayılabilecek bir süre film'de gözükmesi biraz hayal kırıklığı yaratabilir, onun dışında senaryosu, görsel temaları ve başarılı oyunculukları ile kesinlikle dikkat çeken , sıcak bir aile film'i. Film'i izlerken yanınızda, mutlaka bir parça çikolata bulundurun derim, film izlerken her an çikolata komasına girilebilir:)


imdb puanı: 7.3

19.07.2009

The Burbs (Meraklı Komşular)




Bugün size ilginç ve çok eğlenceli bir komedi filmini tanıtacağım, 1989 yapımı bu ABD filmde Tom Hanks'in gençlik hallerine şahit olacaksınız ve hafif fantastik-hafif absürd öğelerle kaplanmış bu filmle çok eğlenceli bir haftasonu geçirebilirsiniz. Film'in yönetmeni Joe Dante 80'li ve 90'lı yıllarda korku, komedi tarzında birçok eser kazandırmıştır sinema dünyasına fakat nedense, pek hak ettiği noktaya gelememiştir. Diğer oyuncular ise; Carrie Fisher, Bruce Dern, Robert Picardo ve Corey Feldman. Klasik bir Amerikan kasabasında geçen fantastik bir konu ele alınmış, rutin ve sakin bir hayatın yaşandığı bu kasabada herşey, tuhaf ve içlerine kapanık Klopek ailesinin mahalleye taşınmasıyla değişmeye başlamıştır. Klopekler genelde gündüzleri pek dışarıya çıkmayan evleri pislik içinde olan ilginç bir ailedir ve bu ilginç aile birçok mahelle sakinin dikkatini çekmiştir. Ray Peterson( Tom Hanks) ve arkadaşları bu tuhaf aileden şüphelenmeye başlamışlardır ve ne kadar tehlikeli olursa olsun , bu ailenin sırlarını ortaya dökmek için büyük bir çaba sarf ederler. Yaşlı mahalle sakini Walter'ın ortadan kaybolması şüphelerini daha da güçlendirmiştir. Ve meraklı komşular, Klopeks'lerin evde olmadığı bir gün evde ceset aramaya başlarlar ve işler iyice arap saçına döner. Gerçekten, tipik bir 90'li yıllar komedisi fakat, Tom Hanks'in her zaman ki gibi başarılı oyunculuğu ile çok başarılı bir komedi filmi ortaya çıkmış, haftasonu için eğlenceli bir seçim olabilir. iyi seyirler.




imdb puanı: 6.4

9.07.2009

Sleepy Hollow (Hayalet Süvari)


Bu sefer size bir Tim Burton film'ini tanıtmak istiyorum, 1999 ABD yapımı film'de yönetmenliğini Tim Burton ve senaryoyu da Kevin Walker üstleniyor. Oyuncu kadrosuda cok güçlü isimlerden oluşuyor; Johny Depp( klasik:) ), Christina Ricci, Christopher Walken ve Micheal Gambon. Film, animasyon olmayan nadir Burton eserlerinden ve bu yönden büyük ünem tasaiyor. Elbette, fantastik unsurlar film'de büyük yer kaplıyor ayrica, bazı bölümler hafiften sizi gerebilir ve gizem yaratabilir. Washington Irving'in klasik Sleepy Hollow Efsanesi isimli romanından sinemaya aktarılan film'de, 1799 yılında esrarengiz cinayetlerin işlendiği bir kasabaya, giden polis memuru Ichabod Crane( johny depp) in olayı cözümlemeye çalışırken yaşadığı maceralar ve yerel halkla girdiği ilişkiler baya ilgi çekici. Polis memuru Ichabod'ın garip aletler kullanarak olayı cozmeye calışması ve korkak olmasına rağmen Don Kişot vari gizemli olayların peşinden tırsa tırsa gitmesi çok ilginç bir karakterin olusmasına neden olmuş. Ve cinayetlerin sebebi olduğu düşünülen bassız süvari'nin durdurulması için gereken herşey yapılacak ve kasabadaki cinayetlerin sonu getirilmeye çalışalacak. Kesinlikle, izlenesi ve tavsiye edilesi bir film, fantastik ve gerilim unsurları sevenlerin arşivinde bulunması gerekir. IMDB PUANI: 7.5

P.S:Başsız süvari rolünde Christopher Walken yine büyüleyici.

8.07.2009

WRISTCUTTERS: A LOVE STORY

Öncelikle filmin benim için en olumlu noktası ünlü "ozan" Tom Waits'in oynuyor olmasıydı.Aslında 2007 yılında İstanbul Film Festivali kapsamında Türkiye'ye gelmiş o zaman görememiştim.Nihayet izleyebildim ve sadece Tom Waits için görmem gerektiği hissine kapılmamın yanlış olduğunu anladım.Film Hırvat yönetmen Goran Dukic'in ilk uzun metrajlı filmi.Senaryoyu Etgar Keret'in "Kneller's Happy Campers" adlı kısa öyküsüne bazı eklemeler yaparak oluşturmuş.Genel olarak,aşkı için intihar eden bir gencin Zia (Patrick Fugit) öbür dünyaya gitmesi ama beklentilerinin aksine orada da hayatın hemen hemen aynı hatta biraz daha kötü olduğunu keşfetmesi ve sevgilisinin de orada olduğunu öğrenmesi ile onu aramaya çıkması üzerine kurulu.Yola tüm ailesi intihar eden ve öte dünyada hala ailece birlikte yaşayan Eugune(Shea Whigham)'la birlikte çıkıyor ve çok geçmeden yanlarına oraya "yanlışlıkla" düşmüş genç ve güzel bir kız olan Mikal(Shannyn Sossamon)'ı da alıyorlar ve aşk hikayesi başlamış oluyor.

Film sonu ve işlediği konunun "hafifliği" itibariyle tipik bir Hollywood filmi gibi dursa da senaryosunun gelişmişliği,ilginç detaylar,mükemmele yakın mekan tasviri ve M.Gondry tarzı hayali,gerçeküstü öğelerin işlenişiyle bağımsız bir kara mizah olduğunun hakkını veriyor.Ayrıca oyunculuklar tamamiyle eksiksiz gibi duruyor.Filmin diğer güzelliklerinden biri de "birazdan geleceğim diyen kız gelmeyecek demektir","mucizeler senin ona ihtiyacın olmadığında ortaya çıkar","hep elde edemeyeceğin kızlara aşık oluyorsun" gibi etkileyici "quote" lara sahip olmasıydı.Ayrıca kara delik,bir yanıp bir sönen far,Tom Waits ve şürekası gibi ince detayları da filmin keyfini arttıracak cinsten.

imdb 7,4 vermiş bu filme.Benim notum da hemen hemen bu civarlarda olacak.imdb'nin 7,4'üne ilave olarak Tom Waits,Gogol Bordello şarkıları,öbür dünyadaki "love'll tear us apart" şarkısı,iyi oyunculuklar ve iki güzel genç kız için 0,5 puan da benden:7,9

"-Arkada oturanın pen*si yok demektir"