Pages

Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.01.2010

Invictus (Yenilmez)


Bol ödüllü yönetmen, Clint Eastwood'un yeni filmi Invictus, gerçek bir hikayeyi bizlere aktarıyor. Yakın, geçmişte yaşanmış bu başarı hikayesini konu alan film, politik ve biyografik öğeleri ile dikkat çekiyor. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela'nın ülkeyi birleştirmek ve siyah-beyaz ayrımını bitirmek adına, kullandığı ulusal spor başarısını, aktaran film, One team, one country... gibi mottolara da yer veriyor.

Başrollerde ise karşımıza, Matt Damon ve Margon Freeman çıkıyor. Freeman oyunculuk adına döktürürken, Damon tutuk ve ruhsuz oyunculuğu ile yine içimize sıkıntılar veriyor. Ve, bana göre yönetmen Eastwood'un hataları da burda başlıyor. Yanlış oyuncu seçimi ve tarihsel öğelerde yapılan bariz hatalar.Mesela, Ulusal Rugby takımının Cape Town'da ilk koşuları sırasında, 2009 model Range Rover gözümüze bariz bir şekilde çarpıyor, ama filmin geçtiği yıl 1995. Daha sonraları, 2006 model Hyundai Getz'leride filmde görebiliriz. Efsanevi yönetmen nasıl boyle hatalar yapmış anlamadım. Rugby sporundan anlamam ve Güney Afrika'nın o dönem içinde yaşadığı olaylara detaylıca hakim değilim, ama imdb'de ye göre filmde bizim anlamadığımız ve gözümüzden kaçan birçok hata daha var.

http://www.imdb.com/title/tt1057500/goofs, bu linkten diğer hatalara bir göz atabilirisiniz.

Dediğim gibi, konu güzel, gerek verdiği politik mesajlar gerekse de efsane lider Mandela'yı aktarması açısından. Ama filmde ki, bu hatalar ister istemez filmden soğumanıza neden oluyor. Bence, biraz zorlama ve acele edilmiş bir yapım olmuş, Eastwood'un son yıllarda yaptığı en kötü film, ama yinede sizde izleyin ve notunuzu kendiniz verin.

14.01.2010

Nordwand (Kuzey Yamacı)


Bu aralar vizyonda olan, Almanya yapımı bu tarihi-macera filminin bende bıraktığı izlenimlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle, filmin konusu gerçek bir hayat hikayesinden alınmış. 1930'lı yılların ikinci yarısında yaşanan olayları konu alıyor. Toni ve Andi, Nazi Dağcılık Birimine bağlı, tek tutkuları tırmanmak olan dağcılardır.Bu ikili, politik ve siyasal olaylara uzak, sadece yaptıkları spora tutkuludurlar. Andi'nin çabaları ile, 1936 yılında bu ikili kimsenin çıkmayı başramadığı Eiger Dağı'nın, Kuzey Yamacına(Ölü Taraf) çıkmaya karar verirler. Hem toplumda saygın bir yere sahip olmak, hem de adlarını efsaneleştirmek için bu fırsat kaçınılmazdır. İsviçre'ye geldiklerinde, hazırlıkları sırasında Toni, ilk aşkı muhabir Luise'yi tekrar görür ve aralarında ki aşk tekrar canlanır. Ve, hazırlıklar tamamlanır, dağcılarımız umutsuz bir şekilde tırmanmaya başlarlar. İlk başlarda herşey olumlu gitmiş, Toni ve Andi, hızlı bir şekilde ilerlemiştir. Fakat onların rotasını takip eden, Avusturya'lı dağcılar tüm planları alt üst eder. Artık, onlar rakip değil, o ölümcül yamaç'dan kurtulmaya çalışan bir ekiptir. Dağcılarımız, hayatlarını kurtarmak için yoğun bir çaba sarf ederken, Luise'de hayatının aşkını kurtarmak için yola çıkar...

Her anı macera ve adrenalin dolu bir film. Görsel öğeler ve başarılı dönem anlatımı da cabası. Savaş yıllarına yakın, Nazi Almanya'sına başka bir yönden yaklaşan ve Alman insanının birinci olmak ve insan olmak arasında gidip geldiği, ortalama üstü bir film. Tavsiyemdir, iyi seyirler...