Pages

Inarritu Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Inarritu Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.09.2009

21 Grams (21 Gram)


2000 yılında çektiği “Amores Peros” ve 2002 de çektiği “September 11” filmi ile başarı yakalayan Meksikalı yönetmen Alejandro Gonzalez Inarritu, "21 Grams" filmi ile Hollywood’un büyük oyuncuları ile çalışma fırsatı buldu ve bu filmde Oscarlı oyuncu Sean Penn, Benicio Del Toro ve güzel oyuncu Naomi Watts’ı bir araya getirdi.

Amores Peros filmi ile izleyenleri sarsan Meksikalı yönetmen. “21 gram” filmi ile izleyicilerle yine benzer bir hikâye ve kurgu ile buluşuyor. Birbirinden farklı 3 insanın başına gelenleri ve bir kaza sonucu yaşamlarının bir nokta da kesişmesinin anlatıldığı filmde, yönetmen izleyicilere kader kavramını sorgulatıyor adeta.

Matematik Profösör Paul ( Sean Pean) ölümcül bir hastalığın pençesinde ölümle yaşam arasında sıkışıp kalmış, yaşaması için uygun bir kalp nakli beklemektedir. Mutsuz bir evliliği ve ölmeden önce kendisinden bebek bekleyen bir karısı vardır. Ölüme adım adım yaklaşan sigara bağımlısı Paul’un hayatı sabıka dosyası bir hayli kabarık Jack ( Benicio del Toro)’in bir anlık ihmali sonucu trafik kazasına ve 3 kişinin ölüme sebep vermesi ile değişir. Talihsiz kaza ile değişen sadece Paul’un hayatı değildir. Aynı zamanda hayatını düzene sokmak için kendini dine adayan Jack’in ve ekonomik standartları yüksek, 2 çocuk annesi mutlu bir evliliği olan Christina’ın hayatı da altüst olmuştur artık ( Naomi Watts)

Christina, bu vahim kaza da kızlarını ve eşini kaybetmiştir. Paul ise bu kaza sonucu yeni bir kalbe sahip olmuştur. Jack artık inançlarını sorgulamaya başlamış ve büyük bir vicdan azabı ile polise teslim olmuştur. Başka birinin kalbini taşıyan ve vicdanı rahat olmayan Paul mutsuz evliliğine son vermiş, kalbini taşıdığı adamın ailesini araştırmaya başlamıştır. Christina ailesini kaybettikten sonra tekrar uyuşturucuya başlamış ve Paul ile tanışmıştır. Eşinin kalbini taşıması ile aralarında duygusal bir yakınlık başlamış ve işler bundan sonra daha karmaşık bir hal almıştır.

Son derece etkileyici bir kurgu ve hikâye’ye sahip Filmin akıllardan silinmeyen ve hafızalara kazınan bölümü bence filmin sonunda Paul’un ölümle yaşam arasındaki sahnede geçen şu sözlerdir;

Madeni paranın ağırlığı, bir kurşun, bir çikolata parçasının…21 gram ne kadar çeker?
Sokakta karşılaştığımız bedenleri dolduran, onları ayakta tutan bu mu? Sadece 21 gram..
Bizi kimi zaman kıvrandıran, kimi zaman bulutların üstüne çıkaran…Bedenlerimizi olduğu kadar hayatı da anlamlı kılan…
Sorgulamaların, acıların, iç hesaplaşmaların nedeni de bu mu? Duyarsızlaşmanın sebebi nedir öyleyse? 21 gram ne zaman kaybolur?
Kaç hayat yaşıyoruz?
Kaç kez ölüyoruz?
Ölüm anında 21 gram kaybettiğimiz söyleniyor
21 grama ne sığar?
Ne kadarı kaybolur?
21 gram ne zaman kaybolur?
Ne kadarı onunla gider?
Geriye ne kadarı kalır?
21 gram… Beş madeni paranın ağırlığı, bir kurşun, bir çikolata parçasının..
21 gram ne kadar çeker


Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler)



Amores Perros, Meksika'lı yönetmen Alejandro Gonzalez İnarritu'nun 2000 yılında çektiği ilk uzun metrajlı filmidir. Birçok eleştirmen ve sinema otoritesine göre son 10 yılın en önemli dramı ve modern klasiği olarak gösterilmektedir. 2001 yılında Oscar ve Altın Küre'de En İyi Yabancı Film dalında aday olan film, Tokyo, Cannes, Los Angeles, Havana ve Chicago gibi bir çok film festivalin'den 30'a yakın ödülle geri dönmüştür. Katıldığı her festivalde 1. olan veya ilk 3'e giren film, bundan dolayı Tüm Festivallerin Birincisi gibi önemli bir ünvan kazanmıştır.

İç içe geçmiş hayatlar ve aşkların birbirleriyle bir trafik kazasında kesişmesini anlatıyor film. Octavio, genç ve serseri bir delikanlıdır, abisinin karısına çaresizce aşık olan Octavio, köpeği Cofi'yi köpek dövüşlerinde yarıştırarak para biriktirmeye çalışır. Yeterli parayı bulunca, abisinin karısı Susanne ile kaçmayı planlar. Bu arada uysal bir köpek olan Cofi'den bir dövüş canavarı ortaya çıkartır. Yine bir dövüş sırasında bir kavgaya karışan Octavio, kaçmaya çalışırken araba kazası geçirir. Diğer yandan, orta yaşlı iş adamı Daniel, uğrunu karısını ve çocuklarını bıraktığı model Valeria ile yaşamaya başlar. Birlikte yaşamaya başladıkları ilk gün, Valeria trafik kazası geçirir ve sakat kalır. Daniel ile Valeria'nin tüm hayatları değişir. Bu kaza ve sakatlık onların sevgilerini ve aşklarını sınamasına neden olur. Eski komünist gerilla El Chivo, ise kiralık katil olarak çalışmaktadır.Olay yerine gelen El Chivo, Octavio'nun yaralı köpeği Cofi'yi alarak barakasına tedavi etmekk için götürür. Yıllar önce inandığı şeyler uğruna savaşan Chivo, karısından ve kızından kopmak zorunda kalmıştır ve zamanla gözünü kırpmadan adam öldürebilen bir katil haline gelmiştir. Cofi'yi tedavi eden Chivo, eve gelince onu çok üzecek bir süprizle karşılaşır. Vahşileşmiş olan Cofi, barakadaki tüm köpekleri öldürmüştür. Tam Chivo kafasına silah dayamış Cofi'yi öldürcekken, onun bakışlarından çok etkilenir ve köpeği kendine benzetir. Köpek ona öğretileni yapmıştır sonuçta. Yaşlı komünist bu olaydan sonra, bir başka yüzünü ortaya çıkartır. Kısaca, Mexico City'de yaşanan bir trafik kazası bir grup insanın hayatını derinden etkiler ve onların hayat yönlerini değiştirir.

Son yıllarda yapılmış en önemli dram örneği olan film, hayata dair gerçekçi bakışı ve kenar mahalle insanlarının yaşamlarından kesitler sunması ile dikkat çekiyor. Film hakkında tek söyliyebilceğim tek eksi yön, filmin çok ama çok uzun olması (154 dk.). Buna rağmen çok sürükleyici ve akıcı bir film. Octavio rolünde ki Gael Garcia Bernal ve El Chivo rolünde ki Emilio Echevarria'ın çıkardıkları oyunculuklar gerçekten takdire şayen. Bol ödüllü ve başarılı bir modern klasik, herkese izlemesini şiddetle tavsiye ediyorum. İyi seyirler...


imdb puanı: 8.2