Pages

21.09.2009

The Man Who Cried (Erkeğin Gözyaşları)



Dram ve müzikal tarzında güzel bir film olan The Man Who Cried, güçlü oyuncu kadrosu ve görsel öğeleri ile dikkat çeken bir yapım. 2000 yapımı film, Fransa ve İngiltere ortak yapımı ve yönetmenliğini Sally Potter üstleniyor. Oyuncu kadrosu dediğim gibi çok iddalı. Johnny Depp ve Christina Ricci başrolleri üstleniyor ve yardımcı rollerde ise, Cate Blanchett ve John Turturro'yu izliyoruz. Rusya'da küçük bir kasabada yaşayan Fegele ve ailesinin Nazi tehtidi sonrası yaşadığı dram gerçekten çok inandırıcı bir şekilde aktarılmış. Fegele'nin hayattaki tek baği babası ve yaşlı büyükannesi'dir. Babası, Amerika'ya para kazanmak için gidince küçük kız bir bakıma yalnız kalır. Naziler bu köye yaklaşınca küçük kız bir grup yahudi göçmenle birlikte Amerika'ya gitmek üzere yola çıkar. Ancak, İngiltere'ye kadar gidebilir. İngiltere'de Hristiyan bir aileye evlatlık verilen Fegele zamanla Suzie adını alır ve Hristiyan gibi yetiştirilir. Bir süre sonra tek başına ayakta durmak ve Amerika'ya gidip babasını bulmak amacıyla, bir dans grubuna katılır ve Paris'e gider. Belkide, hayatta en başarılı olduğu şey müzik ve danstır. Babasının ona küçük yaşta öğrettiği şarkılar halen kulaklarındadır. Paris'de kaldığı süre boyunca birçok müzikalde ve dans programlarında yer alır ve Rus dansçı Lola ile arkadaşlığını pekiştirerek birlikte yaşamaya başlarlar. Lola sayesinde yeni bir operada iş bulurlar, bu arada kaderlerini değiştircek olan opera sanatçısı Dante ve at terbiyecisi çingene Cesar ile tanışırlar. Lola, zengin sanatçı, Dante ile aşk yaşamaya başlar. Suzie ise, at terbiyecisi Cesar ile yakınlaşır. Bu arada, Naziler yavaş yavaş Paris'e yaklaşmaktadır. Yahudi olduğu gerçeğini saklıyan Suzie için zor anlar başlar ya herşeyi bırakıp Amerika'ya kaçacaktır ya da kalıp, çingene sevgilisi Cesar ile zor bir aşkı yürütmeye çalışacaktır... Film gerek müzikleri ve görsel öğeleri ile gayet başarılı. Fakat senaryo da bazı kopukluklar var. Buna rağmen zengin oyuncu kadrosu , müzikal başarısı ve tarihi bir gerçekten çıkarılmış derin dram unsurları ile izlenesi bir film. Filmde, Yahudilerin tarih boyunca nasıl bir sürgün hayatı yaşadıklarına ve bunun onların gündelik hayatlarına nasıl etkide bulunduğunu göreceksiniz, iyi seyirler...

2 yorum:

goks dedi ki...

depp'in en kötü filmlerinden...

Hector dedi ki...

Evet film genel olarak pek beğenilmedi ama nedense benim hoşuma gitti,belkide filmin müzikleri ve yahudi sürgünün getirdiği dram etkiledi beni ama dediğin gibi Depp filmde yeterince yer bulmuyor ve bulduğu sahnelerin yarısnda da konuşmuyor, pek Depp iş değil:) yorum için sağol yinede..